Blog Archives

Maia, rus bir balerin. Şu an 95 yaşında aktif ve mutlu bir hayat yaşıyor. Rutin egzersizin hayat kalitesini nasıl etkilediğini anlatan çok güzel bir kısa film.

|
No Comments
SAĞLIK İÇIN ”DOĞAL OMURGA”
12/29/2010
Vücudumuzu ayakta tutan yapının omurgamız olduğunu düşününce önemi az çok şekilleniyor aslında. Üst üste 33-35 kemiğin vücuda destek yapısı olmaktan çok daha önemli bir fonksiyonu var. Bunlar, omurilik denen hayati bir yapıyı koruyorlar. Ayrıca omurların arası,  vücudun her yerine giden pek çok sinirin ilk çıkış yeri. “Bel fıtığı”, “boyun fıtığı” denen omurların arasındaki disklerin fıtıklaşması, işte bu sinirlerde baskıya neden olduğu için hayat kalitemizi bozan yoğun ağrı ve uyuşmalara neden oluyor. Sonra gelsin ağrılı günler, fizik tedaviler, ameliyatlar.Doğal omurga, omurların dizilişlerinin bozulmadığı durumdur. Sağlıklı bir insan bu doğal duruşla dünyaya gelir. Bebekleri, küçük çocukları gözlerseniz, onların hiç çaba göstermeden doğal omurga pozisyonlarını koruyarak oturduklarını, yürüdüklerini görürsünüz. Yıllar içinde ne oluyorsa oluyor ve duruş bozuklukları, oturma, yürüme gibi günlük hayat aktivitelerinde yaptığımız yanlışlarla doğal omurga pozisyonumuzu bozuyoruz.

Küçük önlemlerle bu durumu durdurmak ve hatta geri döndürmek mümkün. Öncelikle kişi günlük hayatında vücudunu nasıl kullandığına dair bir farkındalık geliştirmelidir. Dik durma ve dik oturma, doğal pozisyonu korumak için çevremizdeki insanların bizi sık sık uyarması, bu konuyu bize anımsattığı için çok yardımcıdır. Yüzme, pilates, yoga gibi sporlar, yanlış kullanımdan dolayı kısalan kasları uzatmak ve omurgayı desteklemek açısından önemlidir. Duruş egzersizleri her gün uygulanmalıdır. Sabır ve kararlılıkla devam ettiğimizde, doğal omurgaya kavuşmamız mümkün. Omurga sağlığıyla tüm vücut sağlığı ve zindeliği paraleldir. Ayrıca göze estetik görünen de omurganın düzgün duruşudur. Tüm bunlar göz önüne alınınca, omurga için ne yapsak azdır.Dr.Erinç Karacehennem
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Akupunktur Uzmanı

|
No Comments

BIR YAŞAM STILI PILATES

12/20/2010
Güzel başlangıçların sihrine inanırım. İlk yazıya şimdiye kadar beni en çok etkilemiş egzersiz metodu ile başlamak hem bana hem de sevgili okuyuculara iyi gelecek. Bu metodun adı Pilates. İlk kez yıllar önce bir kongrede katıldığım uygulamalı seminerde tanıştım. Bir saatlik bu seminerde sistemin inceliklerinden o kadar çok etkilendim ki daha derin okumalar yapmak ihtiyacını hissettim.Pilates 100 yıllık bir fitness sistemi. Yirminci yüzyılın başlarında Joseph Hubert Pilates (1880-1967) tarafından geliştirilmiş. Joseph Pilates kendi trajedisini anlamlandırmış, inanç ve sabırla mucizeye çevirmiş özel insanlardan biri. Geliştirdiği sistemle hem kendi sağlık sorunlarından arınmış hem de pek çok insana yardımcı olmuş. Temel felsefesini zihnin kaslar üzerindeki kontrolü üzerine kuran Joseph Pilates omurgayı desteklemeyi ve nefes tekniklerini çok önemsemiş. Diğer egzersiz sistemleri ile çalıştırmadığımız küçük kasları  çalıştırarak kasları uzatan, kalınlaşmaya neden olmadan vücudu sıkılaştıran, omurgayı kuvvetlendirip duruşu düzelten hatta omurların arasını açarak boyu birkaç santim uzatabilen harika bir metod geliştirmiş.
Pilates Metodu‘nda merkez göbek, bel ve kalça çevresidir. Merkezin kuvvetlendirilmesi üst bedenin stabilitesini, esnemeyi ve uzamayı sağlar. Metodun temel prensipleri merkezi kuvvetlendirme, nefes, konsantrasyon, hareketin kontrolü, akıcılığı ve kesinliğidir. Hareketleri doğru yapmak ve kontrollü bir akıcılık, sık tekrardan çok daha ön plandadır. Kişi hareketleri yaparken kendi vücut ağırlığını kullanır.Pilates’in en güzel yanı düzenli uygulamada gözle görülür sonuçlar alabilmektir. Birkaç seansda vücut farkındalığı artıyor ve bu, kişiyi vücudu doğru kullanmaya teşvik ediyor. Postür düzeliyor, vücut esnek ve sıkı bir şekilde biçimleniyor.Ben, yaptığım okumalardan sonra Pilates bilen hoca ve merkez arayışına girmiştim. O zamanlar Türkiye’de bu tür merkezler çok azdı. 100 yıllık bir metoda kendi ülkemde ulaşamamak kalbimi kırmıştı doğrusu. Ama artık çok bilgili, çok iyi eğitimli hocalar var. Kasları Latince isimleriyle, fonsiyonları ve yapıştıkları yerlere kadar bilip beni şaşırtıyorlar. İşini tutkuyla, severek yapan herkes gibi çok başarılılar.
Bu güzel metodla ilgili yazmaya devam edeceğim.Dr. Erinç Karacehennem
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon; Akupunktur Uzmanı

 

|
No Comments

Enerji, sağlık ve estetik için dik durunuz!

 

İyi bir duruş, vücutta tüm organların sıkışmadan yerli yerinde durmasını sağlar.

Enerji, sağlık ve estetik için dik durunuz!

Boyun, sırt kaslarını destekleyerek bu bölgelerden kaynaklanan ağrıları azaltır. Kişinin iyi görünmesini, kendine güvenli ve enerjik hissetmesini sağlar.

Peki, duruşumuzun doğru olup olmadığını nasıl anlarız? Bunun için birkaç ipucu vermek isterim. İlk önerim ayna karşısında, ayakta, önden ve yandan duruşunuzu incelemeniz. Baktıkça yanlış olanı görüp bir farkındalık geliştireceksiniz. Günlük hayat içinde aynadaki düzelttiğiniz duruşunuz gözünüzde canlandıkça yanlışlarda düzelecektir. Gün içinde kendi kendimize de bir sistem geliştirip duruşumuzun farkında olup yanlış duruştan kaçınmalıyız. Düzgün bir duruşu kısa yoldan kontrol etmeniz için gereken iki parametre var: İlki, başın fazla önde ve arkada durmasını engellemek için pozisyonu kontrol etmek. Normalde kulak memesinin omuz ortasıyla aynı hizada olması gerekir. İkincisi, belin normal konumlanması için göğüs kafesinde en aşağıdaki kaburganın önde en çıkıntılı noktasıyla leğen kemiğinin önde en çıkıntılı noktasının aynı hizada olması gerekir. Gün içinde kendi kendimize yapacağımız kolay iki ölçümle duruş bozukluklarımızı düzeltebiliriz.

Elbette etrafımızdaki insanların bizi uyarmaları çok faydalı. “Dik durur, otlar.” diye sorulan ve cevabı zürafa olan bir bilmece vardır. Dedem, dik durmayı hatırlatmak için anneme bu bilmeceyi sorarmış. Annem de mesajı alır, duruşunu düzeltirmiş. Sık, sık sözel uyarı gerçekten farkındalık için önemli.

İyi bir duruş için sık sık kendimizi düzeltip kas hafızası oluşturmanın yanı sıra, spor yaparak yanlış duruştan kısalan, kuvvetsizleşen kasları uzatmalı ve güçlendirmeliyiz. Yüzme, pilates, yoga bu konuda çok etkili. Kaslar zamanla uzadıkça, doğru duruşu zahmetsizce ve düşünmeden korumaya başlarız.
Yeni yılda kendiniz için bir iyilik yapın ve duruşunuzu düzeltin.

Dr. Erinç Karacehennem
Fizik tedavi ve Akupunktur uzmanı
erinck@gmail.com

 

 

 

|
No Comments

Vücudunuzun farkında mısınız?

Dar zamanlara sıkıştırılan spor-fitness seanslarının daha etkili olması için vücut farkındalığını geliştirmeliyiz.

Günlük hayat koşuşturması içinde spora ayırdığımız vakit her geçen gün azalıyor. Dolayısıyla ayırdığımız bu vakti etkin kullanmak ve maksimum kazanç elde etmek çok önemli. Her tarz egzersize başlamadan önce vücut farkındalığının oluşması ve gelişmesi, performansı arttırır. Problemli kas ve eklem gruplarına odaklanmayı kolaylaştırır.
Başlayacağınız hangi spor olursa olsun, önce size vücut farkındalığı çalışmayı öneririm. Bu, çok kolay ve zaman almayan bir yöntem. Bunu gün içinde, evde, işte kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Nasıl mı?Vücut Farkındalığını GeliştirmekAyakta veya oturarak önce gözlerinizi kapatın. Birkaç derin nefes alın. Baş bölgenizden başlayarak yavaşça tüm vücudunuza odaklanın. Tüm vücudunuzda enerji akışı hayal edin. Bunu yaparken vücudunuzun odaklandığınız bölümünü gözünüzde canlandırmaya çalışın. Gözlerinizi, ağzınızı, kulaklarınızı, omuzlarınızı, kollarınızı, ellerinizi düşünün. Göğüs kafesini, sırtı, beli, karnı, kalçaları, bacakları, ayakları gözünüzde canlandırın. Her bölüme odaklandığınızda, kafanızda o bölgenin nasıl göründüğüne ve o bölgeyi nasıl hissettiğinize dair bir mental resim oluşturmaya çalışın. Her bölgede birkaç saniye harcayın. Daha sonra vücut parçalarını yavaş yavaş hareket ettirmeye başlayın. Başınızı yavaşça çevirin, omuzları yukarı çekin. Kolları, bacakları, kalçaları hareket ettirin. Hareketler esnasında neler hissettiğinize dikkat edin. Hangi bölgeler rahat ve gevşemiş? Hangi bölgeler kasılı ve gergin? Bunu hergün birkaç dakika uygulayın. Zamanla vücudunuzun daha çok farkında olmaya başlayacak ve egzersizlere hazır hale geleceksiniz.Dr. Erinç KaracehennemFizik tedavi  ve Akupunktur uzmanı
erinck@gmail.com

|
No Comments