Blog Archives

MUTLULUĞUN İLK ŞARTI: FIZIKSEL FITNESS
12/22/2010
Yukarıdaki cümle ‘new age’ bir slogan değil; Joseph Pilates’in yıllar önce söylediği bir söz. Kendisi ‘kontroloji’ diye tanımladığı sisteminin vücut, zihin ve ruhun tam koordinasyonu olduğunu her fırsatta vurgulamış. Zaten düzenli egzersiz yapınca endorfinin oyunlarıyla insan kendini daha az stresli ve daha mutlu hissediyor. Pilates’in, tıpkı yoga gibi, bu etkilerinin yüksek olduğu iddia ediliyor. En güzel yanıysa, iyi hissetme halinin ilk seanstan itibaren etkili olması…“10 derste farkı hissedeceksiniz, 20 derste farkı göreceksiniz, 30 derste yepyeni bir vücudunuz olacak” sözleri, fazlaca iddialı gibi algılansa da, bence gerçeği birebir yansıtmakta. İstikrar, her sistemde olduğu gibi pilates’te de ilk şart. Tek fark, gözle görülebilir sonuçların daha çabuk alınması ve kişilerin bu moralle devam etmeye daha istekli olması.“İyi planlanmış ve doğru yapılan az tekrarlı egzersiz; çok sayıda, doğru uygulanmayan, zorlayıcı egzersizden çok daha etkilidir.” Sporda ve egzersizde, devam edilebilirlik temeldir. Sürekli olmayan egzersiz, istenilen sonuçları vermez. Üstelik kişide tamamlanamayan her niyet, bitirilemeyen her proje gibi yılgınlık yaratır. En sonunda da “Ben egzersiz yapamıyorum!” diye kendini yaftalar. Pilates yorucu, bezdirici bir metot değil. Aksine, az tekrar prensibi var; ancak hareketi tam yapmak ve odaklanmak önemli. Bu odaklanmayla birkaç seans sonra kişi vücuduna karşı bir farkındalık geliştiriyor. Yanlış duruş kalıplarını kırmaya başlıyor.

“Haklı olmalıyım. Hiç aspirin almadım. Hiçbir gün bir yerimi incitip, sakatlamadım. Bütün ülke, bütün dünya benim egzersizlerimi yapmalı. Böylece insanlar daha mutlu olurlar.” Bir insanın kendi geliştirdiği bir sisteme bu kadar güvenmesi, çok güzel bir  duygu olmalı. Acaba bunları söylerken metodunun bu kadar yankılanacağını, tüm dünyayı etkileyeceğini ve pek çok insanın hayatını olumlu etkileyeceğini tahmin ediyor muydu Bay Pilates?Dr.Erinç Karacehennem
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Akupunktur Uzmanı
|
No Comments

BIR YAŞAM STILI PILATES

12/20/2010
Güzel başlangıçların sihrine inanırım. İlk yazıya şimdiye kadar beni en çok etkilemiş egzersiz metodu ile başlamak hem bana hem de sevgili okuyuculara iyi gelecek. Bu metodun adı Pilates. İlk kez yıllar önce bir kongrede katıldığım uygulamalı seminerde tanıştım. Bir saatlik bu seminerde sistemin inceliklerinden o kadar çok etkilendim ki daha derin okumalar yapmak ihtiyacını hissettim.Pilates 100 yıllık bir fitness sistemi. Yirminci yüzyılın başlarında Joseph Hubert Pilates (1880-1967) tarafından geliştirilmiş. Joseph Pilates kendi trajedisini anlamlandırmış, inanç ve sabırla mucizeye çevirmiş özel insanlardan biri. Geliştirdiği sistemle hem kendi sağlık sorunlarından arınmış hem de pek çok insana yardımcı olmuş. Temel felsefesini zihnin kaslar üzerindeki kontrolü üzerine kuran Joseph Pilates omurgayı desteklemeyi ve nefes tekniklerini çok önemsemiş. Diğer egzersiz sistemleri ile çalıştırmadığımız küçük kasları  çalıştırarak kasları uzatan, kalınlaşmaya neden olmadan vücudu sıkılaştıran, omurgayı kuvvetlendirip duruşu düzelten hatta omurların arasını açarak boyu birkaç santim uzatabilen harika bir metod geliştirmiş.
Pilates Metodu‘nda merkez göbek, bel ve kalça çevresidir. Merkezin kuvvetlendirilmesi üst bedenin stabilitesini, esnemeyi ve uzamayı sağlar. Metodun temel prensipleri merkezi kuvvetlendirme, nefes, konsantrasyon, hareketin kontrolü, akıcılığı ve kesinliğidir. Hareketleri doğru yapmak ve kontrollü bir akıcılık, sık tekrardan çok daha ön plandadır. Kişi hareketleri yaparken kendi vücut ağırlığını kullanır.Pilates’in en güzel yanı düzenli uygulamada gözle görülür sonuçlar alabilmektir. Birkaç seansda vücut farkındalığı artıyor ve bu, kişiyi vücudu doğru kullanmaya teşvik ediyor. Postür düzeliyor, vücut esnek ve sıkı bir şekilde biçimleniyor.Ben, yaptığım okumalardan sonra Pilates bilen hoca ve merkez arayışına girmiştim. O zamanlar Türkiye’de bu tür merkezler çok azdı. 100 yıllık bir metoda kendi ülkemde ulaşamamak kalbimi kırmıştı doğrusu. Ama artık çok bilgili, çok iyi eğitimli hocalar var. Kasları Latince isimleriyle, fonsiyonları ve yapıştıkları yerlere kadar bilip beni şaşırtıyorlar. İşini tutkuyla, severek yapan herkes gibi çok başarılılar.
Bu güzel metodla ilgili yazmaya devam edeceğim.Dr. Erinç Karacehennem
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon; Akupunktur Uzmanı

 

|
No Comments