Herkesin bir hikayesi var. İyi doktor bu hikayeyi okuyabilir.

No Comments

 

Bilgisayarla çalışma, kas iskelet sistemi problemlerinin sık nedenlerinden biridir. Koltuğunuzu bilgisayar masasına mümkün olduğunca yaklaştırın ve monitörden bir kol uzunluğu kadar mesafeniz olsun. Masanın üzerine doğru uzanmayın ve başınızı monitöre doğru yaklaştırmayın. Başınız düz olmalı ve çok hafif aşağı bakmalısınız. Monitör ve klavye tam önünüzde durmalı ve eğer gerekli ise ekranın üst sınırını (dikkat: monitörün değil ekranın üst sınırı) göz hizzanıza getirmek için monitörü kitap gibi birşey ile yükseltmelisiniz. Arka kısmı esneyen bir ofis koltuğu kullanın ve sırtınızı rahatça yaslayın, kalçalar koltuğun en gerisinde olmalı. Çalışırken düzenli aralar vermeyi unutmayın. Bu çok önemli 30 dakikada bir kalkın, yürüyün, birkaç esneme hareketi  yapın.

Dizüstü bilgisayarlar asıl olarak seyahat edenler için geçici bir kullanım sunmak amacıyla dizayn edilmiş olsa da şimdi pek çok kişi tarafından günlük ana bilgisayar olarak kullanılmaktadır. Klavye ve monitör birleşik olduğu için biri optimal pozisyonda olsa diğeri olamaz. Dizüstü bilgisayarınızı masaya, doğru yükseklikte yerleştirmeye dikkat edin, eğer gerekli ise altına birşey koyup yükseltin, böylece boynunuzu öne eğmeden monitörü görebilin. Bunun için laptop yükselticisi de satın alabilirsiniz. Mümkün olursa ayrı bir klavye ve fare bağlayarak kullanın. Hareketinizi kısıtlayacak pozisyonlarda laptop kullanmayın. Bu basitçe demektir ki diz üstünde kullanmayın !! Eğer yazarken ellerde veye belde ağrı olursa doktora görününüz.

fotoğraf

1. Monitör masaya dik olarak veya hafifçe yukarı kaldırılmış olarak dursun.

2. Monitörün yüksekliği, ekranın üst kenarı ( monitörün üst kenarı değil ) göz seviyesiyle aynı olacak şekildedir. Monitör yükseltici vaya basitçe kalın bir kitap monitör boyunu ayarlamınıza yardımcı olur.

3. Monitörden bir kol uzunluğu uzaklığında oturun.

4. Ofis koltuğunuzun boyu ayarlanabilir olmalıdır.

5. Ayarlanabilir kol destekleri ve iyi bir sırt desteği de olmalıdır.

6. Koltuğun uzunluğu ayakların dümdüz yere basabileceği şekilde ayarlayın. Bunun için bir ayak yükseltici de kullanılabilir.

7. Kalçalar dizden yaklaşık 5-6 cm yüksekte ve üst bacaklar yere paralel olmalıdır. Bu pozisyon vücut ağırlığınızın bacaklarınızın arkasından eşit dağılmasını sağlar.

8. Koltuğun dizlerinizin arkasına çok az veya hiç baskı yapmamasına dikkat edin çünkü bu dolaşımı kısıtlar.

9. Koltuğun sırt desteğinin ortasını direkt olarak göğüs kafesinin altına yerleştirin. Böylece alt bel bölgesi tam olarak desteklenmiş olur.

10. Klavyeyi veya fareyi kullanırken el bileğinizi düz ve ön kolla aynı seviyede tutun.

11. Klavyenizi tam önünüze yerleştirin. Dirsekleriniz iki yanınızda destekli ve yüzünüz tam karşıya bakacak şekilde yazabilmelisiniz.

12. Klavyeyi masaya düz bir şekilde koyun. Klavyelerin altında arkasını kaldırmak için konmuş yükseltileri mümkün olduğunca kullanmayın. Hatta el bilek relaksasyonunu sağlamak için ‘negative tilt keyboard’ denen üst tarafı alt tarafından daha aşağıda olan klavyelerden kullanırsanız daha iyi olur.

13. Fareyi kolay ulaşılan bir yere yerleştirin, böylece bileğinizi düz tutarak kullanabilirsiniz. Ön kol masaya dayanmış olsun ve fareyi çok sıkı kavramayın.

14. Parmaklarınızı farenin düğmeleri üzerine hafifçe koyun. Bu şekilde koyduğunuzda parmaklar düğmelere basıyorsa daha güçlü düğme mekanizmalı bir fare aramalısınız. Aynı zamanda çok sert basmamanız da gerekli.

15. Fareyi sadece el ve bilekten değil ön kol ve omuzla birlikte hareket ettirin.

16. Çalışırken döküman tutucu kullanın. Döküman tutucuyu monitörle aynı boyda ve mesafede konumlandırın. Monitöre yakın olsun ki görmek için başınızı çok fazla döndürmek zorunda kalmayın.

 

No Comments

Varşova Polonya’da Müzisyen Rehabilitasyonu ile uğraşan kayroprakt arkadaşım Mathieu Spencer ağrıdan kaçınarak performansı arttırmak üzerine çok güzel bir video hazırlamış. İçeriği türkçeye çevirdim, videonun altında bulabilirsiniz.


Doğal olarak performansınızı arttırın ve ağrıları önleyin.

 

Bunun için 3 vücut sistemi önemlidir.

Biyomekanik, Kas Kordinasyonu ve Nöroduyusal Transmisyon.

Bu sistemler bize en iyi denge, hareket ve proprioseptif akımı sağlar.

Peki bu nasıl olur?

Önce biyomekaniğe farklı bir gözle bakalım.

Biz sünger gibi yumuşak dokunun içinde yüzen kemiklerden ibaretiz. Bu modele ‘biotensegrity’ denir. 400 yıl önceki istifler ve kaldıraçlara dayalı anatomik modelden oldukça farklıdır.

Bu modelin 3 önemli avantajı vardır:

1.yüksek enerji verimliliği

2.yerçekimine bağlı değildir

3.stresi tüm yapıya dağıtır

Örneğin ayak bileğimizde bir sorun varsa omuzlarımızı da etkiler.

Vücudumuzdaki eklem ve kaslar ‘stabilize eden’  ve ‘hareket ettiren’ olarak ikiye ayrılır. Genelde derin ve kısa kaslar stabilize eder, yüzeysel ve uzun olanlar ise hareket ettirir.

Daha geniş bakacak olursak elastik kaslar ve onları çevreleyen plastik kıvamlı fasyalardan oluşan miyofasiyal zincirleri görebiliriz. Bu zincirlerden biri ayağın altından geçer, tüm omurga boyunca alnımıza kadar ilerler.

Bu kemikler ve gerilebilen dokular dengeden sorumludurlar. Doğal haliyle gözlerimiz, omuzlarımız ve kalça kemiğimiz yere paraleldir.Yer çekimi çizgisi kulaklar, omuzlar ve dizlerimizden geçer.

Nefesimiz ve omurga yapımız stabilizasyon ve sertliği sağlar. Bunlar hareketimizi sağlayan iki önemli yapı birimidir.

Omurga sistemi, denge ve hareketler her aplikasyonun belirgin bir görev veya paterne karşılık geldiği programın yüklü olduğu periferik beyin olarak düşünülebilir. Çünkü beyne nörosensöriel bilgi sağlarlar.

Hergün vücudumuz kötü postür, tekararlayan hareketler ve travmalara maruz kalır. Bunlar bilgisayar programında virüslere neden olur. Bir kasın fazla çalışması, kötü nefes alma paterni gibi bir değişiklik tüm sistem üzerinde sonuçlara neden olur.

Bizler günümüzde genelde baş önde pozisyonda çok fazla oturuyoruz. Bu boyunda, belde omuzlarda strese zamanla ağrıya neden oluyor. Kayropraksi ile sistemdeki bu değişikliklerin ve yol açtığı sonuçların azaldığı pek çok çalışmayla gösterilmiştir.

 

 

|
No Comments

Balede dansçlılar saatlerce point pozisyonu denilen parmak üstünde dans ederler. Ayağın doğal dışı bu pozisyonu pek çok ayak problemine neden olur.

Ayağı tam destekleyen, iyi malzemeden yapılmış ayakkabı seçimi bu rahatsızlıkların bir miktar da olsa önlenmesinde önemlidir. İdeali iyi malzemeden yapılmış, kişiye özel ayakkabılardır. Yıpranma süreci göz önüne alınarak kullanılmaları da önemlidir.

Aşağıdaki videoda The New York City Ballet’in baş dansçısının bale ayakkabıları üzerine düşünceleri var.

 

 

 

 

|
No Comments

Kontrolsüz ağrılara akupunktur çözümü
Kontrolsüz ağrılara akupunktur çözümü
Migrenden, tüp bebek tedavisine, diyabetten, astıma bir çok alanda tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılan akupunktur tedavisinin giderek yaygınlaşıyor.
01 Kasım 2011 Salı 01:13
  Paylaş
 Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
Ümitköy Sıla Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Akupunktur Uzman Doktoru Erinç Karacehennem zayıflama ve sigara bırakmada kullanılan bir yöntem olarak bilinen akupunkturun ülkemizde yeterince bilinmediği için bu tamamlayıcı tedavi yönteminden yeterince faydalanılmadığını söyledi. Normal medikal tedavi devam ederken akupunkturla destekleyici bir tedavi uyguladıklarını söyleyen Dr. Karacehennem, iğnelerle vücuda hiçbir ilaç girmediğinin altını çizdi.İlk seanstan sonra bile hastanın seanstan rahatlamış olarak ayrılabildiğini belirten Karacehennem şunları söyledi:“Akupunkturun bel fıtığı, boyun fıtığı, bütün eklem ağrıları, obezite, ödem problemleri, bağırsak problemleri, migren, astım, depresyon gibi pek çok hastalığın tedavisinde etkili olarak kullanılabiliyor. Bir akupunktur seansında ağrı merkezine göre belirlenmiş noktalarda uygulanan iğneler yirmi dakika vücutta kaldıktan sonra çıkarılıyor. İlk seanstan sonra bile hasta rahatlamış olarak ayrılabiliyor. Hiçbir hastalığı olmayan kişilerde de rutin akupunktur tedavisi bağışıklık sistemini güçlendiriyor.”

Hiç kontrol altına alınamayan ağrı tedavilerde de başarılı sonuçlar alındığına değinen Karacehennem; dokuz senedir çok yoğun migren ağrıları çeken ve hayat kalitesi çok düşen genç bir migren hastasında çok başarılı sonuç aldıklarını belirtti.

 

|
No Comments
Pages:  12345...»