Fotoğraf: Alva Bernadine
- Basit bir şekilde anlatmak gerekirse saç teli kalınlığındaki akupunktur iğnelerinin belirli akupunktur noktalarına takılıp 20 dakika bekletilip çıkartılması yoluyla uygulanan tedavidir. Kökleri Çin ve Geleneksel Çin Tıbbına dayanır. Hastalıkların önlenmesi ve tedavilerine destek olmak , genel sağlık düzeyini yükseltmek için kullanılan güvenli, etkili bir tedavi yöntemidir. Vücudun fizyolojik fonksiyonlarını regüle ederek pek çok bozukluk ve disfonksiyonu düzeltmeye yardımcıdır. Ağrı kontrolünde çok etkilidir.
- Çin ve Japonya’da (ki bu ülkeler dünya nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturur), binlerce yıldır akupunktur tedavisi uygulanmaktadır. Bugün bu ülkelerde akupunktur batı tıbbıyla beraber sağlık sistemlerinin içinde yer alır.
- Kuzey Amerika ve Avrupa’da akupunktura toplumun ilgisi giderek artmaktadır.1994 yılında 15 milyon amerikalının yani toplumun yaklaşık % 6′sının kronik ağrı, yorgunluk, bulantı, artrit, sindirim problemleri gibi rahatsızlıklar için akupunktur tedavisini denediği bildirilmiştir. Bugün bu oran çok daha yüksektir.
- 1995′de FDA (US food and Drug Administration) akupunktur iğnesi kategorisini Class III’den (deneysel cihaz) Class II’ye (güvenli ve etkili fakat kısıtlama içerir) yükseltmiştir. Kasım 1997′de NIH (US National Institute og Health) akupunkturun kullanımı, etkinliği ve güvenilirliğini tartışmak için bir konferans düzenlemiştir. Bu konferansın sonucunda NIH akupunkturun ameliyat sonrası ağrı, bulantı, migren, artrit, mensturasyon krampları, bel ağrısı, tenisçi dirseği gibi hastalıklarda etkili bir method olduğunu, ameliyat ve ilaçlarla kıyaslanınca yan etkisinin çok daha az olduğunu rapor etmiştir. Ek olarak NIH Amerikan sigorta şirketlerine bazı belirli hastalıkların tedavisinde akupunktur uygulamalarını karşılamaları için öneride bulunmuştur.
- Bu büyüyen paradigma, tıbbın bizim bildiğimiz yüzünü değiştirmektedir.Amerika ve Kanada hastalerindeki ağrı merkezlerinde akupunktur ağrı kontrolü tedavi yöntemlerinden önemli birisi olarak kabul edilmektedir. Avrupa ve Amerika’da akupunktur uygulamaları her geçen gün artmakta ve sigorta şirketlerinin ödeme kapsamına almaktadır.

AKUPUNKTURUN ETKİ MEKANİZMASI
- Akupunkturun neden olduğu fizyolojik değişikliklerin mekanizmalarını batı tıbbı çerçevesinde açıklamak amaçlı pek çok araştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sonucu akupunkturun hem santral hem periferik sinir sistemini etkilediği, ‘endorfin’ gibi ağrının azalmasına yol açan bazı beyin kimyasallarını stimule ettiği saptanmıştır.
- Çalışmalar ile aynı zamanda akupunkturun bağışıklık sistemi fonksiyonlarını arttırdığı, kan dolaşımını düzenlediği, kas gerginliğini azalttığı, eklem fleksibilitesini arttırdığı gösterilmiştir.Klinik deneyler, akupunkturun pek çok hastalıkta belirgin iyileşmeye neden olduğunu ispatlamıştır.


- Bir efsaneye göre binlerce yıl önce bir çin askeri yoğun omuz ağrıları ve tutukluğu yaşıyormuş. Hekim bir çare bulamamış,askerde durumunu kabul etmiş. Bir gün bir savaşta bacağına bir ok gelmiş ve aniden omzunun ağrısı ve hareket kısıtlılığı geçmiş. Bu durumu hekime anlatmış. Hastayı iyice muayene eden hekim bacaktaki ok yarası ile omuz arasındaki ilgiye anlam verememiş. Orada olan ve donuk omuzu olan bir hasta aynı tedavinin kendisine uygulanmasını istemiş ve doktor bacağın aynı noktasına ok atmış ve hastanın omuz şikayetleri anında geçmiş. Bundan sonra hekim tüm omuz hastalarını aynı yöntemle tedavi etmeye başlamış. Zamanla başka hastalıkların da benzer tedavilerini araştırmış. Akupunktur böylece gelişmiş.

- Akupunktur, Çin’in kuzey batı bölgesinden orijin almış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır. Çin tıbbında bilinen en eski kitap ‘Neiching’ veya diğer adıyla ‘Sarı İmparator’un Dahiliye kitabı’ dır. Sarı İmparator’un M.Ö: 2700’lerde yaşadığına inanılır.Kitaba göre akupunktur Çin’de çok daha önceki zamanlardan beri kullanılmaktadır.


